Çin’in ihracat yasağı, Türkiye’ye madende yeni sahalar açtı
Hürmüz Boğazı krizinin ardından İran savaşı, Türkiye madencilik sektöründe maliyet dezavantajını derinleştirdi ve aynı zamanda yeni pazar kapılarını açtı. Çin’in kıymetli madenlerde ihracat kısıtlamaları, talebin Japonya, Finlandiya ve Mısır gibi ülkelere kaymasına yol açtı. Bu dönemde ilk sekiz ayda, 2025 ile aynı döneme göre ihracat %19,51 artış gösterdi.
Finlandiya’ya yapılan ihracat %372, Japonya’ya %130 ve Çin’e %46 oranında yükseldi. Metallik cevherler en fazla artış gösteren kategori oldu; ihracat değeri 1,192 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. İstanbul Madencilik İhracatçıları Birliği başkanı Metin Çekiç, 2026 yılı için 7 milyar dolarlık hedefi dile getirirken, sektörün gerçek potansiyelinin 30 milyar dolar olduğunu vurguladı. Çekiç, Çin’in Körfez bölgesinde yaşadığı savaş nedeniyle ihracat kısıtlamalarının Japonya gibi ülkelerin Türkiye’ye yönelmesini sağladığını, bu durumun %150’lik bir artışa yol açtığını belirtti.
Çekiç, sektördeki zorlukların ruhsat sayısının 30 bin’den 13 370’e düşmesi ve ÇED ile ilgili mahkeme süreçlerinin uzaması gibi faktörlerden kaynaklandığını ifade etti. Bu koşullar, iç ve dış yatırımları engelliyor. Sektörün 30 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşması için yeni yatırımları teşvik etmek, mevcut üretim kapasitesini genişletmek, katma değerli üretimi artırmak ve uluslararası rekabet gücünü desteklemek gerektiğini öne sürdü. Aynı zamanda doğal taş alanında yüksek maliyetlerin yeni yatırımı engellediğini ve çıkışların yaşandığını da aktardı.

